Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
encyclopediatr

Diyabet (Şeker Hastalığı) İlaçları

Diyabet (Şeker Hastalığı) İlaçları

Diyabet (Şeker Hastalığı) İlaçları

İnsülin pankreas dokusundan salgılanan,vücuttaki bütün dokuları etkileyen ve besin maddeleriyle alınan şekerin,proteinlerin yapı taşı olan aminoasitlerin ve yağların vücut hücreleri tarafından alınıp depo edilmesinde görev üstlenen bir hormondur.Diyabet ise vücutta etkisi en yaygın hormonlardan biri olan  insülin eksikliğine veya görev yapamamasına bağlı bir hastalıktır.Bu hormona ait aksamaları en çok kan şekerini ölçerek takip ederiz.Fakat bu hastalıkta,vücudun sadece şekerle yani glukozla ilgili değil,yağ ve proteinle ilgili işleyişinde de aksamalar olur.Bu aksamalar diyabet hastalığının uzun vadede vücuda verdiği zararlardan meydana gelir.Bu zararlar genellikle kılcal damarlar ve sinirlerde oluşan yapı değişikliğine bağlıdır.Bu değişikliklere bağlı oluşan rahatsızlıklar şöyle sıralanabilir

  • Gözün görme kabiliyeti zamanla bozulabilir.Katarakt gelişebilir veya var olan kataraktın ilerlemesi hızlanabilir.
  • Böbreklerin çalışması aksayabilir.
  • Sinirlerde ağrı uyuşma gibi problemler oluşabilir.
  • Kalbi ve beyni besleyen damarlarda ateroskleroz dediğimiz damar iç duvarının bozulmasına bağlı zedelenmeler oluşup hayatı tehdit edebilir.
  • Diyabete bağlı ayak ve bacak ülserleri ortaya çıkabilir.
  • Kemiklerde zayıflama eklemlerde bozulma görülebilir.
  • Enfeksiyonlara yatkınlık oluşabilir.

Bu zararlardan korunabilmek için bu hastalığın tedavi nedilmesi şarttır.Tedavi sürecinde vücutta insülin miktarı veya insülin etkisi belirli bir seviyede tutulmaya çalışılır.Bu seviyeyi takip edebilmek için kan şekeri düzeyi izlenir.Diyabet hastasının kan şekeri düzeyi istenen aralıkta tutularak kanda şekerin yüksek miktarda bulunmasının damarlarda veya sinirlerde yol açabileceği zararların ve yukarıda sayılan diğer problemlerin önüne geçilebilir.

Sağlıklı Beslenme : Alınan besinlerden özellikle karbonhidrat içerenlerin ihtiyaçtan fazla tüketilmesi kan şekeri seviyesini yükseltir. Kan şekeri kontrolünün sağlanmasında diyabetli kişiye özgü beslenme tedavisi önemlidir.

Egzersiz : Haraketli,canlı bir hayat ve düzenli yapılan egzersiz,vücudun glikozu etkin bir şekilde kullanmasını ve kan şekerinin kontrolünü sağlar.Ayrıca şişman tip 2 diyabeti olan kişilerin kilo vermesine yardımcı olur.

Diyabet hastasının alkollü içki kullanması sakıncalıdır.Alkol kişiye göre kan şekerini normalden fazla artırabilir veya daha azaindirebilir.Kan şekerinin düşmesi daha çok görülür.Aç kalınması bu riski daha da artırır. Şekerli gıdalarla alkol alımı ise kan şekerini normalin üstüne çıkarır.

Kan şekeri seviyesini normale yakın tutabilmek için en iyi önlemler diyet ve egzersizdir

Diyabetin İki Türü Vardır

Tip 1 Diyabet : Juvenil diyabet adı verilen bu tip en çok gençlerde görülür ve pankreasta  insülin salgılayan hücrelerde oluşan harabiyete bağlıdır.Bu harabiyeti genellikle vücudun savunma sistemi kendi kendine oluşturur.Tedavi için eksilen insülin  yerine konur.Yani insülin hormınu gün içinde enjektörde dışarıdan düzenli olarak uygulanır.Aile içinde kalıtımla geçişi olmaz ve bulaşıcı özelliği yoktur.

Tip 2 Diyabet : Daha çok ileri yaşlarda görülür.İnsülin salgılayan hücrelerde bir problem olmaz fakat çevre dokularda insülinin etkinliği bozulmuştur.

Ailesel yatkınlık olabilir.Tedavide ağızdan alınan ilaçlar kullanılır.Bu ilaçların yetmediği durumlarda insülin enjeksiyonuna başvurulur.

Tip 1 Diyabet Tedavisinde Kullanılan İlaçlar

Tip 1 diyabetin tedavisinde başlangıç döneminde insülin salgılayan hücrelerdeki harabiyeti azaltmak için bağışıklık sistemini baskılamaya yönelik ilaçlar kullanılmıştır.Fakat yeterli fayda sağlanamadığı için sadece insülin tedavisi uygulanmaktadır.

İnsülin : İnsülin hormonu hazır olarak dışarıdan enjeksiyonla vücuda verilir.Protein yapıda olduğu ve mide asidinde eridiği için ağızdan alınmaz.Burundan sprey olarak uygulanmasına dair çalışmalar sürmektedir.İnsülin salgılayan hücre adacıklarının hastaya nakline dair çalışmalar da devam etmektedir.Fakat yapılan nakillerde bu hücrelerin  bir süre sonra etkinliğini kaybettiği ortaya çıkmıştır.

İnsülin besinlerden kana geçen şekerin vücut tarafından kullanılmasını sağlayan ve böylece kan şekerinin yükselmesini önleyen bir hormondur.Tip 1 diyabetli kişilerde insülin kullanmanın yaşamsal önemi vardır.Bu hormonu dışarıdan vermek bağımlılığa yol açmaz.Pankreasta insülin yapılamıyor ise dışardan enjeksiyon yoluyla eksikliği yerine koymak gerekir.Bazen Tip 2 diyabetli kişilerin kan şekerini düzenlemek için ağızdan alınan ilaçlar yanında insüline gereksinim olabilir.

Gün içinde etki süresinin uzunluğuna göre çeşitli insülin tipleri vardır.Bunların dozu kişiye özel düzenlenir.Bu düzenlemede günlük olarak kan şekeri belirli aralıklarla ölçülür ve buna göre günde iki kez yapılmak üzere insülin dozu saptanır.Cilt altına ince ve kısa bir iğne ile uygulanır.Enjeksiyon kola,göbek altına ,uylukl ön yüzüne,kalçanın ndış bölgesine yapılabilir.Enjeksiyonu her zaman aynı yere yapmak cilt altı yağ dokuda bozulmalara yol açabilir.Bu nedenle enjeksiyon alanları sıraya konarak değiştirilmelidir.

İnsülin enjeksiyonu,üzerinde ünitelerin işaretlendiği özel insülin enjektörüyle veya insülin enjeksiyon kalemiyle yapılır.Kalem içine 3 mililitre insülin içeren bir kartuş yerleştirilir.Kalemin ucuna özel iğne takılır.Doz ayarlandıktan sonra iğne deri altına hafifçe saplanır ve kalemin tetiğine basılarak enjeksiyon yapılır.Enjeksiyon noktaları arasında yeterli bir aralık olmalıdır.İnsülini vücut dışına monte edilmiş pilli pompalar ile sabit hızda sürekli olarak enjekte eden ve gereken hallerde kişinin müdahale edebileceği şekilde uygulanan sistemler vardır.Yapay pankreas adı verilen pompalar da üretilmiştir.İleri teknolojiye sahip bir sensörle kan şekeri düzeyi izlenerek enjeksiyon hızı ve dozu ayarlanır.

Tip 2 Diyabet Tedavisinde Kullanılan İlaçlar

İnsülin Salgılatıcı İlaçlar: Bu ilaçlar pankreasta insülin salgılayan hücreleri uyarırlar.Yukarıda anlatılan Tip 1 diyabet için etkili olmazlar.Diyetle yeterince kontrol altına alınamayan diyabetli hastalarda tercih edilen ilaçlardır.Aktif maddeleri glipizid,glibenklamid,glibonurid,gliklazid,glikuidonglimepirid,nateglinid,repaglinid şeklinde isimlendirilir.Eczanelerde çeşitli ticari adlarla bulunurlar.Hekim hastası için en uygun olanını tercih eder.

Bu grup ilaçlar kilo almaya eğilim oluşturabildiği için şişman hastalarda tercih edilmez.En sık görülen yan etkileri mide bağırsak kanalında yaptıkları tahrişe bağlı bulantı,kusma ekşime,karın ağrısı ve ishaldir.Kan şekeri düşmesine ve buna bağlı olarak koma gelişmesine neden olabilirler.Dozun çok yüksek olması karaciğer ve böbrek yetmezliği,düzensiz beslenme ve yaşlılık gibi faktörler bu durumların oluşmasını kolaylaştırırlar.Hipertansiyon için kullanılan fakat kan şekerini düşürebilen beta bloker ilaçlarla,alkollü içkiler de buna sebep olabilir.Aspirin,pıhtılaşmayı önleyen varfarin,sulfonamid ve kloramfenikol grubu antibiyotikler ve MAO inhibitörü grubu antidepresanlar bu ilaçların vücutta etkisini artırabilir.Bu ilaçlar hamilelikte kullanılmaz.

Dokuları İnsüline Duyarlılaştıran İlaçlar:Bu ilaçlar çeşitli dokularda insülinin etkinliğini artırır.Aktif madde isimleri metformin,rosiglitazon ve pioglitazondur.

Bunlardan metformin yağ yakımını artırabildiği için kilolu hastalarda tercih edilir ve insüline dirençte faydalıdır.Son yıllarda yapılan çalışmalarda metforminin insülin seviyesi yüksek olan diyabetli kişilerde meme,pankreas,prostat ve kalın bağırsak kanserlerini engelleyici rol oynadığı öne sürülmektedir.Metforminin mide bağırsak kanalına dair diyare,ağızda metalik tat oluşması gibi yan etkileri olabilir.Bağırsaklardan B1 vitamini ve folik asit emilimini engelleyebilir.Metforminle tedavide bu vitaminlerin takviyesi gerekebilir.

Rosiglitazon ve pioglitazon ise yan etki olarak vücutta su tutulması ve ödem yapabilir.Kalp damar hastalığı olanlara tavsiye edilmez.70 yaş üzeri erişkinlerde ve kırık riskinden dolayı osteoporozu (kemik erimesi) olanlarda kullanımı sınırlıdır.

Tip 2 diyabette kullanılan ilaçlar kombine edilebilir.İlaçlara ilave olarak yapılan diyete dikkat edilmesi tedavinin etkinliğini artırır.

Tatlandırıcılar

Diyabetli hastalarda şeker tadını veren tatlandırıcıların kullanımı yaygındır.Bunlar kalori değeri olmayan ve çok küçük dozlarda şeker tadı içeren moleküllerdir.Bunlar sakarin sodyum,sodyum siklamat,aspartam,suklaroz(splenda) ve steviadır.Sodyum siklemat Amerika Birleşik Devletleri’nde yasaklanmıştır.Fakat Avrupa ülkeleri ve ülkemizde kullanılmaktadır.Sakarin sodyum ve sodyum siklematın deney hayvanlarında,insanlardaki günlük kullanımın çok üzerindeki dozda ve uzun süre uygulanması halinde tümör gelişimine yatkınlık oluşturdukları tespit edilmiştir.İnsanlarda kullanılan günlük dozlarda kanserojen etki kanıtlanamamıştır.Tatlandırıcıları uzun süre fazla miktarda kullanmak sakıncalı olabilir.Sayılan diğer aktif maddelerin,yani aspartam,suklaroz ve stevianın da yüksek dozda ve uzun süre kullanımında dikkatli olmak gerekir.

Diyabet hastası veya hasta yakını iseniz daha ayrıntılı bilgi için Türk Diyabet Vakfının internet sitesinden www.turkdiab.org bilgi alabilirsiniz.

 

 

Kaynaklar

Dr. Ayşe İncesu Gürel – İlaca Dair/İlaçlara ve Bitkisel Ürünlere Bilinçli Yaklaşım

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Spam Protection by WP-SpamFree

Don`t copy text!

watch movies online maltepe escort alanya escort porno izle konya escort atasehir escort gomovies